17 Nisan 2009 Cuma

BEKLENEN

Çiçeklerim soldu,
sensiz,
ne güneş o eski güneş,
ne yağmur eskisi gibi,
ne de ben.

Sensizdim ben,
yıllar olmuş.
Varlığını,
gelişini beklerken,
beklerken seni,
gözlerini,
unutmuşum kendimi.

O kadar alışmışım ki,
sensiz olmaya.
Kıyamet gibi,
kaçınılmaz sanmışım.
Sensizliği...

Meğer kaçınılmaz olan,
gözlerinle gelecek baharmış.
Kışın ortasında kalmışken.
Nihayetinde bana varan,
bahar,
bir çift ormanla gelen.

Memleket sıcağı,
yakmış yüzümü, sözümü.
Meğer baharın gelecekmiş,
memleket yeşiliyle.

Bir çift ormanda
soluklanacakmışım.
Habersiz...
Kendimden...

01 Nisan 2009 Çarşamba

aşk şiiri

ben desem,
ebem kuşağı, işte;
avuçlarımda.

yeşilini
senden almış bir rüzgar,
esiyor,
yüreğimde.

sözün mü,
bu,
yüzümü güldüren?
içimde çiçekleri açan,
baharın mı?
ansızın gelen...

18 Mart 2009 Çarşamba

Rüya

Gömerim toprağa,
gömerim de öyle unuturum.
Ama yas tutmam ardından,
siyahlara bürünüp.
Çocuk gibi şen olurum,
bahar gibi aşık.

Bilmez kimse "yas"ını,
da bir ben bilirim,
gömdüğümü.

Akmaz yaş gözümden,
fırsat bulamaz,
içime akan kandan...

02 Mart 2009 Pazartesi

EMEKÇİ KADIN

Şimdi sana
neler neler alacaklar.
Türlü türlü
oyalı,
boyalı
sahtelikler takılacak.
Boynuna,
parmağına.
Narin tenine
çeşit çeşit
saçmalık dokunacak.

Sorsan;
"sen ne verirdin?" diye
cevabı kolay;
sarılırdım
hakikaten
yürekten
sımsıkı.

Şimdi olsan
sarılsam,
yoksun.
Hep yoksun.
Hiç olmamış gibi
yoksun.

İyi ki doğdun,
kelimelerimin yoldaşı
gözümün hasreti
kalbimin telaşı
tenimin son dileği,
iyi ki...

16 Şubat 2009 Pazartesi

anlat kolaysa

ne fark eder,
ha demişim şöyleyim
ha böyle
ben anlasaydım kendimi
kalemle kağıtla ne işim olur.

bir oksijen alırım
sonra karbondioksit dışarı,
kimya da bilmeden yaparım hepsini.

kağıtla kalemle ne işim olurdu,
bir anlasaydım kendimi...

Kuş Kanadı

kalem
kustu kağıda
döküldü
yürek yanığı.

saçını bile
özlesen
yapraklar çarpar
yüzüne
yarin saçına
nazire.

gülüşünü
özlesen
güneş doğar
gülüş yerine

gel demem sana
sanki desem
geleceksin,
senin yerine
nefesim dolar
içime.

tükenir sabahlar
sensizlikte...
bıktım,
bıktım,
bıktım.

27 Ocak 2009 Salı

BEKLEYİŞ

Bu kadar
Uzun sürmemeliydi,
Sanırım saatini kaçırdım.
Ya da
Daha beteri
E ne de olsa bu benim lanetim,
Yılları kaçırdım.

Ne fena
Aynı denizde
İki balık
Birbirinden bihaber
Birbirine sevdalı
Daha fenası
Sonları;
Aynı ızgarada olacak,
Bir zebani
Başlarına dikilip;
“yan yana
Ne de güzel görünüyorlar”
Diyecek
Belki.
Onların gözündeki
Birer damla deniz
Yaşı
Rakı’ya karışacak
Anasondan
Beyazlanınca
Bir yudumda
Bitirecek zebani
Bilmeden aşkı
-zıkkımlanacak-

Sonu fena olacak
Bu aşkın…
Ne fena.
Beklememeli o hal,
Rakısına meze olmadan
Koca elli zebaninin
Kaçmalı
“Balıkların sadece seyirlik olduğu
Bir yere”

Bekletmeden
Sevdiceğini
Gitmeli
Arkana bile bakmadan.
Gitmeli
Sevdiceğini görmeden
O zebaninin
Koca ellerinde
Lime lime
Gitmeli.

Hoşça kal…

09 Ocak 2009 Cuma

Dün - Nâkıs Aşk

Gece

çökünce boğazıma,

sen

kar kaplı Ankara'da

Işık

aklar bedenimi

inatla, uyanır.

Uyandırır sabahı

Gecenindir

korkular.

Işık

gecenin kör

karanlığında

süzülür içime.

Fitili olmayan

kandil benim aşkım.

Duvardaki bir

ağaçta

ya da

yağan karda.

Göremedikte

ne manası kalır.

Ankara beyaza

boyandı bu gece

ve sen

düştün gözümden,

kalbime teğet geçip

kar kaplı

Ankara'ya...

Yerin aklımda,

bahara

gelirim yanına.

Papatya mı?

Sümbül mü?

Yoksa çorak bozkır mı

karşılar beni?...

Bahara

Umutlar

Yanıtlar...

22 Aralık 2008 Pazartesi

duvarda

yürürken
yeni dikilmiş kavakların yanından,
yerde kar varken hatta,
sırtım dönük
dünyaya.

ellerim cebimde
bir de
"J'etais trop jeun pour savoir aimer"

sularken ben
kavanozdaki çiçekleri
aklıma gelmezdi
evrenin
bu kadar
duygusuz olacağı.

nedensiz bir hüzün oldun,
vakitsiz mutluluk.
hep böyle kal,
kendin gibi.
odamın
en saçma noktasında
tam da karşımda

duvarımda...

04 Aralık 2008 Perşembe

defter

temize çekiyorum
hayatı.
karalama defterine dönmüş
yüreğim,
bugün aklanıyor.

ne garip,
temize çıkmak
bu kadar kolayken,
ben inadımdan kalmışım
çalakalem çizilmiş
bir kasımpatı
eskizinde...

her yanıma
kömür bulaşmış
bir de...


bugün ben,
o eski ben.